Aygır Deposundan Savaş Atları Müzesine Sivas' Ta At Üretimi
Sosyal Bi̇li̇mler

Aygır Deposundan Savaş Atları Müzesine Sivas' Ta At Üretimi

Yazar
Prof. Dr. Sezgin ZABUN
Prof. Dr. Sezgin ZABUN
STOKTA
10 adet
170.00 ₺
Yayın Bilgileri
Yayın Yılı:
2026
ISBN:
978-625-6497-91-7
Yayın Tipi:
Basılı
Dil:
Türkçe
Yayınevi:
Cumhuriyet Üniversitesi Yayınları
Baskı Bilgisi:
1. Baskı
Sayfa Sayısı:
155 sayfa
Yayın Hakkında
Çalışmanın ana öznesi olan at, müktesebatı ve sahip olduğu vasıflar hasebiyle her türlü övgüye layıktır. Oldukça estetik fiziksel özellikleri, çok güçlü olması ve sürati yanında sadakat, cesaret gibi hasletleri onu çok kıymetli kılmıştır. Atı olan, atı olmayanla rekabeti, mücadelesi söz konusu olduğunda muhakkak üstünlük sağlamış, avantajlı konumda olmuştur. Bu durum savaş meydanı için de geçerlidir, çiftçilik için de geçerlidir. At sürati sayesinde uzağı yakın etmiştir. Motorlu araçların icadı öncesinde en hızlı ulaşım aracı olarak eyerde, terkide taşıdığı yolculara zaman kazandırmıştır. Atlı arabalarda yolcu taşıdığında yine zaman kazandırdığı gibi konfor da mümkün olmuştur. İnsanın atla buluşması, muhtemelen daha toprağı işlemeden önce gerçekleşmiş ve ikilinin binlerce yıllık birlikteliği, buharlı makinelerin icadına kadar sürmüştür. Bu uzun yıllar boyunca, insan farklı dönemler ve diyarlarda atını koşturmuş, hatta atı geliştirmek için de başka atlarla yarıştırmıştır. Kimileri uçsuz bucaksız düzlüklerde kimileri kalabalık şenliklerde kimileriyse belirli pistlerde dörtnala yarışmışlardır. Şartları ve kuralları kültürden kültüre aktarılmış, yöreye ve döneme göre değişerek bugünlere gelmiştir. Avcı toplayıcı toplumlardan bugüne sanayi toplumlarına kalan bu miras, binlerce yıldır kitleleri eğlendiren bir oyun olmuştur (Torun, 2020: 99). Hilzheimer'e göre atın yayılma sahası Avrupa ve kuzey Asya'dan Kafkasya Pamir hattına kadar uzanan büyük bir bölgededir. Tabiat şartları çok çeşitli olan bu geniş sahada farklı Vahşi At numuneleri yayılmıştır ve ehl-i at ırklarımız bu alanda yaşayan vahşi atların yok olmasıyla ortaya çıkmıştır. Binlerce senede oluşan birçok göçmen ırklar ile bu ırkları birbirlerine karışmışlardır ve bu itibarla bugün elimizde bulunan at ırklarının oluşmasında birçok at soyunun tesiri olduğunu kabul etmek gerekir (Batu, 1938: 149). At ve insanın yol arkadaşlığı defalarca sınanmış ve onaylanmış bir arkadaşlıktır. Her ikisi de hak ve ödevlerini iyi bilir. Karşılıklı sevgi ve saygı içerisinde günümüze ulaşmıştır.

Yazarın Diğer Yayınları